X


Milano'nun en yeni meydanı: Apple Store Liberty

image banner

Fotoğraf: Meryem Bursalı
Yeni Sanat'ın dekoratif öğeleriyle arka planda boy gösteren bina ve jilet gibi keskin cam hacmiyle Apple mağazalarının minimalliğinin oluşturduğu tezat, kısa bir mimarlık tarihi dersi gibi.
Liberty, Art Nouveau yani Yeni Sanat akımının İtalya'daki isminin karşılığı.
1890-1910 yılları arasında zarif dekoratif stili ile Avrupa’da yaygın olan bu sanatsal akımdan mimarlık da payını almış. Milano da, bu stile ait çok önemli binalar barındırıyor. Bunlardan bir tanesi 1902 yılında tasarlanan Albergo Corso Oteli. Vaktinde bütün sosyeteyi ağırlayan otel, 2. Dünya Savaşı’nda bombalandığında epey hasar görmüş olsa da, şans eseri Liberty stilindeki dekoratif dış cephesine hiçbir şey olmamış. 1957 yılında dış cephe, San Paolo Meydanı’nda inşaat halinde olan bir başka binaya yerleştirilerek kurtarılmış. O günden sonra meydanın ismi resmi olarak Liberty Meydanı olmuş.
Apple Store Liberty, ismini buradan alıyor.
Geçtiğimiz hafta, 26 Temmuz 2018'de kapılarını açan Apple Liberty projesi, daha önce birçok Apple mağazasına da imza atan Foster+Partners'a ait. Ofisin baş mimarlarından Stefan Behling, Apple'ın baş tasarımcısı Sir Ive Jonathan ve Apple Mağazaları başkanı Angela Ahrendts hep birlikte bu projeyi tamamlamışlar. Tasarım faslı 4 yıl, inşaatı ise sadece 1 yıl sürmüş. Yerinde ise bir zamanlar 7 salonlu Apollo Sinema’sının oluşu altyapısal bir avantaj sağlamış olmalı. 
Meydandayken gözleriniz hemen girilecek bir mağaza arayabilir. Fakat, daha ilginç bir yapıya hazır olun.Fotoğraf: Nigel Young / Foster+Partners
Bir şelale gibi akan havuz fıskiyeleri ve amfitiyatroyu andıran geniş basamakları ile yepyeni bir meydan karşılıyor sizi. Mağazanın kendisi tam da bu meydanın altında yer alıyor. Daha önce atıl olan ve sadece bir geçiş alanı olarak kullanılan Liberty Meydanı, bir buluşma noktası, arkadaşlarla sohbet etme ve vakit geçirme yeri olarak şehre geri kazandırılmak istenmiş. Bu yapılırken de İtalya'nın meşhur meydanları ve çeşmelerinden esinlenilmiş. Dolayısıyla projeye iki temel öğe hakim olmuş: Doğal taş ve su. Milano'nun en temel mimari malzemelerinden biri olan Gri Beola taşı ve kanallardan akan su ön plana çıkmış. Milano da bir zamanlar Venedik gibi kanalları olan bir kentti; sonradan çoğu kanalın üzeri kapatılarak bugünkü haline kavuştu.Fotoğraf: Meryem Bursalı

Fotoğraf: Meryem Bursalı
Meydanları ve kentsel mekanları her zaman ilham kaynağı olan İtalya'ya yeni bir meydan kazandırmanın büyük ve onur verici bir sorumluluk olduğunu söyleyen Foster+Partners'ın baş mimarı Stefan Behling nitekim bunun hiç de kolay bir süreç olmadığını itiraf ediyor; ancak Liberty Meydanı’nı da çeşmeli meydanlar arasına katabildikleri için memnun olduğunu ekliyor.Fotoğraf: Nigel Young / Foster+Partners
Dilimizde fıskiye havuzu olarak bilinen bu çeşme, Watercube firması işbirliği ile yapılmış. 8 metre yüksekliğinde camdan bir dikdörtgenler prizması düşünün, iki yanında ise su havuzları var.Fotoğraf: Nigel Young / Foster+Partners
Bu havuzlardan göğe doğru, elbette 8 metreye kadar, su fışkırtan 56 adet fıskiye ile yaratılan görsel şölen ise izlemeye değer. Bu görkemli cam hacmin içinden geçilerek mağaza kapısına ulaşılıyor. Mağaza ise yerin tam 2 kat altında!

Merdivenlerden aşağıya doğru inmek sanki suyun içinden geçiyormuş gibi hissettiriyor. Behling’in bu konudaki açıklamasına bakılırsa, çocukların fıskiyelerin altında oynarken yaşadığı hınzır mutluluğa atıfta bulunulmuş. Büyükler için artısı da şu: Islanmak yok!Fotoğraf: Meryem Bursalı
Bu çocuksu hissiyata bir de gün ışığının açısına göre devamlı değişen yansımalar ekleniyor. Göz alan bu yansımalar merdivenlerin parlak çelik yüzeyleri ile sağlanmış.Fotoğraf: Meryem Bursalı
Mağazanın içinde de Gri Beola taşı kullanıldığını görüyoruz, bu da dışarıdaki meydan ile bütünsellik sağlıyor. Taşa şekil verilerek içine gizlenen havalandırma difüzörleri ve asma tavana yerleştirilen hoparlörler gibi mimarideki teknik detaylar son derece zarifçe çözülmüş. Mağazanın iç dekorasyonunda her Apple mağazasında kullanılan özel tasarım büyük ahşap masalara Fakao Nukasawa sandalyeler eşlik ediyor. İki duvar boyunca ürünlerin sergilendiği birimlerde de yine ahşap kullanılarak taşın soğukluğu biraz olsun kırılmış.  Fotoğraf: Nigel Young / Foster+Partners
Tavan ise başlı başına bir tasarım! Dışarıda yer alan geniş merdivenlerin hemen altına denk gelen tavanda basamak yerleri olduğu gibi bırakılmış ve basamaklar arası yerleştirilen cam pencerelerden içeriye gün ışığı giriyor. Böylece, dışarıdan bakıldığında içerisi de görülebiliyor.Fotoğraf: Meryem Bursalı

Fotoğraf: Meryem Bursalı
Ficus Maclellandii Alii ağaçları ile çevrelenmiş olan meydandaki  basamaklarda oturunca aşağıdaki mağaza ve özellikle büyük ekranda oynatılan videolar izlenebiliyor. Amfiyatro etkisi yaratılmış olan meydanın geniş basamaklarında oturup muhabbet ederken, bedava wifi servisinden yararlanmak da mümkün.  

Apple’ın en önem verdiği konulardan bir tanesi de bu meydanda bir sürü etkinliğe öncü olmak. Basamaklara bakan kısımdaki havuzun suyu 1 saat içinde boşalıp bir sahneye dönüşebilecek şekilde tasarlanmış. Nitekim Eylül ayı boyunca değişik sanatçıların konserleri çoktan Milano takvimine eklenmiş bile. Apple Store Liberty, ilgi çekici fıskiyeleri ve amfitiyatrosu ile bir mini etkinlik merkezi ve buluşma noktası olmaya şimdiden aday. 

Fotoğraf: Meryem Bursalı

Fotoğraf: Nigel Young / Foster+Partners