MİMARİSTUDIO... Kurucuları Ayça Akkaya Kul ve Önder Kul'dan markalarının hikayesi...


MimLoft Tasarımcı Sohbetleri MİMARİSTUDIO

Ocak 2018

 

           Ayça ve Önder Kul'u tanımak için kelimelerin peşine düştük...

 

A   YNA - Ego

Y  AMAÇ - Zirve

Ç  ELİŞKİ - Mimarla müşteri

A  ŞK - İş

 

K  RİTER - Tasarım

U  ÇMAK - Tasarlamak

L  EZZET - Projenin sonunda çıkan duygu

 

.......

 

Ö  NCÜ - Lider 

N  AİF - Mütevazi 

D ÜNYA - Yaşam 

E  ZBER - Klişe 

R İSK - Tehlike 

 

K  İTAP - Dünya

U ZAK - Yakın 

L  AF - Yalın

 Nedir MİMARİSTUDIO'nun hikayesi?

Ö.K. Farklı tasarım stüdyolarındaki çalışma yıllarımız sonrasında, şirket kuruluş aşamasına geldik. Hem iş hayatının o güne kadar bizlere kattıkları, hem de düşündüğümüz organizasyonun her ikimizin kafasındaki düşüncelerle de örtüşmesi sonrası şirket kuruluşumuzu yaptık. Öncelikle ortaklık dışında eş olma durumumuz üstünde yaptığımız karşılıklı uzun konuşmalarımız sonrasında kararımızı verdik ve 2006’da MİMARİSTUDIO’yu kurduk.  İlk olarak konut, restoran, yeme içme sektörüne projeler gerçekleştirdik. 2008 yılında Philip Morris Sabancı Pazarlama ve Satış AŞ tarafından aldığımız davetle gerçekleştirdiğimiz proje kurumsal projeler anlamında ilk ciddi adımdı bizim için. O proje sonrasında her tamalanan proje yeni bir projenin kapısını açtı. Geçen 11 yıla baktığımda, tamamladığımız her proje doğru ve bizi anlayan işverenlerle gerçekleşmiş. Bunun yanında, ofisimiz de kurulduğumuz yıldan bugüne Koşuyolu' nda. Açıkçası biraz kalabalıktan, koşuşturmadan uzak, nispeten sakin bir muhitte olmak istedik.

 

 Ayça ve Önder olarak hayatın farklı alanlarında berabersiniz.

Bu noktada, iş ortaklığınızın olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir?

A.K. Öncelikle iş hayatımızdan başlayayım. Ofisteki rollerimiz farklı. Kimse kimsenin alanına müdahale etmiyor. Ben ağırlıklı olarak işin tasarım tarafındayım. Hem iç mekan tasarımlarını, hem de Endüstri Ürünleri Tasarımı geçmişimden dolayı ürün tasarımları sürecini ben yönetiyorum… Tabii ki fikir alışverişi yapıyoruz ama alanlarımızı ayırmış durumdayız. Önder de genelde müşteri ilişkileri yönetimi tarafında.  Müşteri talep ve istekleri, iş alım süreçleri, uygulama proje ve ihale dosyaları teslim süreçlerini takip ediyor. Alanlar bu kadar ayrı olunca da çalışmalarımız da aynı ahenk ve düzende devam ediyor.

Mesleğimiz bence tek başına zor. Hem tasarım, hem de müşteri ilişkileri süreçlerini tek elden yönetmek zorlayıcı.Uzun yıllara dayanan bir ortaklık olacaksa çok güvenilir bir partnerle olmalı. Bu bakımdan eşle ortaklık yapılması bence doğru yollardan biri. Ayırım iyi yapıldıktan, iş tanımları belirlendikten sonra herkes daha kolay çalışıyor. Hayatınızı kolaylaştırıyorsunuz aslında. 

 

Ö.K. Ortaklık, eşle olmasından bağımsız söylüyorum, doğası gereği kolay bir şey değil. Mimarlık mesleği içinde ortaklık, öncelikle egolarınızı bir kenara koyup aynı masada bir şeyler konuşabilmeniz demek. Bu bir proje de olabilir, zaman planı da olabilir, işin bütçesi ya da personelinizle ilgili bir konu da olabilir. Çok objektif bakabilmek lazım. Bence ortaklıkta en önemli husus, arkanızı döndüğünüzde güvenilir birini orada bırakıyor olmak, konu ne olursa olsun… Tabii ki herşey her zaman süt liman değil.  Masa başı tartışmalarımız da oluyor ama bunların tamamı hep iş süreçleriyle alakalı.  

 

 MİMARİSTUDIO'nun başarı sırrı nedir?

Ö.K. Bence bizim projelerimizin beğeni almasının sebebi arkasındaki ince detaylar. Bilinen bir yapı malzemesini kullanırken bile başka şekillerde kullanmamız. Malzemeleri, tabirim doğru olur ise evirmemiz, zorlamamız. Yoksa çok rutin işler de çıkabilir bu ofisten ama biz bir grupla 10 yıldır çalışabiliyorsak, her yeni projede bambaşka bir bakışla o projeleri ele almamızdandır.    Çok araştırıyoruz, çok geziyoruz. Hatta kendi sektörümüz dışına da ilgimiz çok. Ayça örneğin tasarım trendlerini yakından takip eder. Renkler, formlar, şekiller…Kadın olmasında da kaynaklı bir durum tabii ki. Kaldı ki, hem ülkemizde, hem de dünya ölçeğinde bence kadınların gerçekleştirdiği projelerdeki tat çok daha farklı.

 

 Sizce iyi iç mimarinin olmazsa olmazları nelerdir?

A.K. Bence tasarımın en önemli noktası doğru planlama. Müşteriden tüm doneleri alıp, doğru anlayıp, onları plana doğru yerleştirmekle başlıyor herşey. Biz planı bitirdiğimiz zaman aslında mekanı kafamızda canlandırmış ve tamamlamış oluyoruz. Aynı anda kafanızda tüm detaylar, tavan planı da, döşeme planı da, kesitler de çıkıyor. Hemen 3D’ leriyle mekanı canlandırıyoruz. Her çalışmamız sonunda, en önemli yaklaşımın projende analitik bir çözümleme olduğunu görüyorsunuz. Doğru bir planlama herşeyin önünü açıyor. Bizim en önemli tasarım kriterimiz bu. Bir de sıradan, birbirinin tekrarı, alelade yani aslında ticari bir çalışma yapmamaya çalışıyoruz. Her şeyin içinde doğru düşünülmüş ince detayların olmasına dikkat ediyoruz.

 

Ö.K. İşin diğer boyutu da müşterinin talebi, vizyonu, beklentisi…Her müşteri ile de iş gerçekleşmeyebiliyor. Teklif aşamasında bazen olumsuz sonuçlanabiliyor ama sonradan duyduklarımızla, gördüklerimizle o projenin mimar tarafında ne kadar zorlayıcı olduğunu da sonradan hissediyoruz. Tabii ki işin bir zaman, bir bütçe boyutu var. Bunları üst üste koyduğunuzda mimarın her dediği, her istediği olmayabilir tabi. Ama baştan bunları bilmeniz, empati yapmanız önemli. O zaman, planlamayla başlayan sürecin, yapı malzeme seçimleri ile devam ettiğini ve sonunda ayağa kaldırdığınız o vücudun bir bütün olarak karşınızda olduğunu görüyorsunuz. Bizim en büyük iddiamız, tasarım sürecindeki 3D görseller ile bitmiş projelerimizin asgari %90 oranında örtüşmesi. Biz baştan markalardan bağımsız; zemin, tavan, duvar, aydınlatma, akustik, aklınıza gelen her disiplin için projeyi kafada oturtuyoruz. Mekanların hangi yapı malzemeleriyle, hangi renklerle, hanig tasarım çizgisinde olacağını kurgularız, sonrasında çeşitlendiririz. Bir de makul zaman planları içinde yürümeye çalışırız. İşin başında belirtilen süreler zaman planımıza uymuyorsa zaten o projeye girmeyiz. Bir projenin diğerlerine gore neyi farklı dediğimizde bir cevabı olması lazım bizce.

 

Markanız için 2018 ve daha uzun vadeli hedefleriniz neler?

A.K. Benim için öncelikli hedefim tüm hayallerimi ortaya koyabileceğim bir bina tasarlamak var. İç Mimari alanında çalışıyoruz, evet ama biz ikimiz de mimarlık fakültesi mezunuyuz. Farklı konularda mimari tasarımlarımız oldu lakin bir kaç örnek dışında henüz binaya dönüşmedi. Bu sebeple, 2018’de bu hedefimi gerçekleştirmek istiyorum. Bir de mimarlık sonrası Endüstri ürünleri yüksek lisansım söz konusu Tasarladığım farklı ürünler var. O ürünlerin yıldızının parlamasını istiyorum. Takip eden süreçte yeni yeni ürünler de çıksın istiyorum. Ama en önemli nokta, tabii ki kendimizi var ettiğimiz bu sektör. Türkiye’de çok iyi tasarımcılar ve çok başarılı üreticiler var.  Doğru ürün ya da proje doğru yatırımcılarla birleştiğinde çok farklı yerlere gidebiliriz. Türkiye’nin dünyada farkını ortaya koyması gerekiyor. İmitasyon ürünler ya da projeler görmek kimsenin isteği değil. Bunun yerine yepyeni özgün binalar, mekanlar ve ürüner görelim. Bunun için de global, vizyoner yatırımcılara, işverenlere ihtiyacımız var. Yerli yatırımcılar da işin önemli bacağı tabi ama yabancılar mutlaka olmalı.

 

Ö.K. Kanun ve kurallar içine sıkışmış tasarımlar, kreatif sonuçlar vermiyor bence. Mimar gözüyle, beğendiğimiz yapılar tabi ki var lakin sembol yapı olarak ne gösterebiliriz sorusu karşısında kendi adıma yanıt veremiyorum. Örneğin, Haydar Aliyev Kültür Merkezi sembol bir yapı. Azerbaycan gibi bir ülke böyle bir mimari grupla, böyle bir bütçe ile çalışıp, bunu yaptırabilmiş. Biz bunun çok daha fazlasını yapabilecek güçteyiz. Yanlış anlaşılmasın, mimar adı özelinde konuşmuyorum. Bunlar aşılabilse, çok başarılı meslektaşlarımız var… Bunun için ortam yaratılması lazım. Benim en büyük beklentim emeğe saygının olduğu yeni bir yıl. Yaptığımız iş fikir ve emek işi. Fikrin savunulması, değerli kılınması lazım. Beklentim, tüm meslektaşlarımın da fikri, emeği ve çalışmalarımızı değersizleştirilmeyecek adımlar atması. Biz yaptığımız işi, işveren tarafına karşı ne kadar kıymetlendirirsek, hem maddi, hem de manevi karşılığını o derece alırız. O zaman sadece inşaat gruplarının değil tasarımcılarının adı da öne çıkar. Bu bir ürün için de aynı. Ayça’nın bahsettiği gibi yıllardır projelerimiz içinde özel ürünler tasarlıyoruz. Ortama güvensizliğimizden, bunu markalaştırmaya maalesef gitmedik. Ama bu sene bir iki projede ciddi teşvikler görünce adım atmaya karar verdik. Yeni yıldan beklentim, iş özelinde nitelikli müşteriler ve güzel projeler ama genelde tabii ki tüm bunlardan önce sağlık ve barış.

 

Bir iç mimarlık yarışması düzenliyoruz. Sizin de çeşitli ödülleriniz var. Yarışmaları neden önemli buluyorsunuz?

Yerli ve saygıdeğer bir yarışmaya katılım neden gerekli sizce?

A.K. Yarışma, tasarım tarafında tetikleyici bir adım. Globalde benim gördüğüm, yarışmaların ticarileşmesi. Her hafta projelerimiz ile bir yarışmaya girebilmemiz adına telefonlar, davetler alıyoruz. Yarışmaların böyle ticari bir amaç yerine, tasarım ve tasarımcıyı ön plana çıkarmayı hedefleyen bir vizyonu olmalı.

 

Ö.K. Kurumsal iletişim anlamında faydalı görünüyor ama ödül almış ürünlere ya da projelere baktığınızda nitelik konusunda çok sorgulayıcı bir durum ortaya çıkıyor. Düzenlenecek bu yeni oluşum, bugüne kadar açılmış yarışmaların mantığından da ayrı olmalı. Genele açık olan ve çok fazla katılım alan yarışmalarda, jüri her bir projeye yeterli değerlendirme zamanını ayıramıyor. Ya da mimar o paftalarda yeterli anlatımı yapamayabiliyor. Her şey çizimle de aktarılamayabiliyor. Ulusala açılmış ama değerlendirmesi daha butik tutulan yarışmalar bence daha değerli. Bu bakışla, ben açtığınız yarışmayı önemsiyorum. Umarım bu yıl başarıyla sonuçlanır ve ilerleyerek devam eder. 

 

%100 MİMARİSTUDIO tasarımı bir projede malzeme seçimleriniz nasıl olurdu?

 

Cephe

Varolan malzemeleri bambaşka şekillerde kullanmayı seviyoruz ve teknolojik olarak markaları da zorluyoruz...

 

Zemin

Modüler halı ürünleri mutlaka projelerimizde yer alıyor lakin LVT ürünleri de tercih ediyoruz. İç mekanda aldığımız sonuçlar, özellikle akustik açıdan çok iyi. Projenin bileşenlerine gore farklı malzemelerle bambaşka sonuçlar alabiliyoruz.

 

Duvar

Çalıştığımız projelerin konusu gereği daha açık alanlara ihtiyaç var. Hem saydamlığı sağlayıp, hem de akustiği çözen malzemeler önemli bizim için.

 

Mobilya

Tüm tasarım mobilya markalarından ürün kullanabiliyoruz. Mutlaka ithal bir ürün olması zorunluluk değil. Yerli, küçük çaplı tasarım stüdyolarından da farklı parçalar aldığımız oluyor. Kendi tasarladığımız ürünleri de ürettirip, kullanıyoruz.

 

MİMARİSTUDIO WEB SİTESİ: mimaristudio.com

Video Köşesi




Aşağıdaki hatalar meydana geldi. x